30 Mayıs 2014 Cuma

Servis Beklemez Servis Beklenir

               
Personel servisi konusu İnsan Kaynaklarının başını ağrıtan konuların başında gelmektedir.Bazı şirketlerde bu konuyla İdari İşler departmanı ilgileniyor.

Personel servislerin belli başlı sorunları vardır:

SERVİSİ BEKLETME SORUNU

Personel servislerinin en temel kuralıdır bu durum:  Servis beklemez, beklenir.

Gerçektende servisten önce sizi alacağı yerde olmanız gerekir. Diğer personelin ve servisin bizi beklemek gibi bir lüksü yok. Herkes tam zamanında servisin alacağı noktada olmak zorunda.

Servise geç kaldıysanız işiniz zor. Servis sizi beklemez ve siz toplu taşımaya mecbur kalırsınız.İşe ulaştığınızda ilk işiniz İnsan Kaynaklarına veya İdari İşler departmanına gidip şoförü şikayet etmek olur.Ve haliyle çıkışta servis şoförüyle ‘’erken geldin –gelmedin’’ tartışması  yaşanır

YER SORUNU
Bazen kimlerin nerede oturacağı bellidir, herkesin belli bir koltuğu vardır ve o düzen kolay kolay bozulmaz.En kıdemli ya da unvanı üstün olan kişi en öndeki koltuğu kapar

(Benim yerim bellidir kimseye kaptırmam şoförün iki arkası cam kenarı J )

Bazı servislerde kimsenin yeri belli değildir.Kim erken gelirse istediği koltuğa oturur.Erken gelenler de çoğunlukla cam kenarını seçer.

GÜZERGAH SORUNU

Özellikle servis güzergahının ayarlanması konusunda büyük sıkıntı  yaşanır. Herkes evinin önünden geçmesi için çabalar.İstanbul trafiğini de düşününce bir bakıma da haklı olunabilir.Ancak herkesin isteğine göre ayarlama yapmak gerçekten çok zor.

YÜKSEK SES-MÜZİK SORUNU

İşe gelip giderken araçta ne dinleneceği bile sorun haline gelir.Herkes kendi müzik zevkine göre bir kanalın açılmasını ister.Kimi sesin çok olduğunu söyler,kimi sesin biraz daha açılmasını ister.Sonuç olarak herhangi bir  müzik  açılmaz.

KLİMA SORUNU

Kimi servisin soğuk olduğunu söyler klimayı açmasını ister kimi içerisinin sıcak olduğunu söyler.Özellikle yaz aylarının geldiği bu vakitlerde kimisi klimanın fazla açılmasını isterken bazı kişiler içerisinin çok soğuk olduğunu söyleyecektir.

HIZ SORUNU

Servis şoförlerinin bir çoğu ek olarak okul servisi işini de yapmaktadır. Personeli bıraktıktan sonra okulların servis işini yerine getirir.Ve  haliyle öğrencilere yetişmek için servisi hızlı kullanır.Bu da bazı personelleri rahatsız eder.Sürekli bu konuda şikayetler gelmektedir.

ARAÇ SORUNU
Bazı araçlar eski bazı araçlar yeni model oluyor.Eski model araçlar personel için rahatsızlık oluşturmaktadır.Ve bu konu da sıkça şikayet gelmektedir.

Sabahları kimsenin ağzını bıçak açmaz çünkü kimse uyanamamış,kendine gelememiştir.Zar zor yataktan kalkan çalışan için servis aracındaki uyku çok tatlıdır.Servisin sarsıntıları bile o uykuyu engellemez.Sabah yarı uyur yarı uyanık işe gitmeye çalışan bir an önce kendini servise atmanın planlarını yapar 

(Ben öyle yapıyorum açıkçası J)

Akşamları ise bayanlar günlük dedikodularla ve akşam yapacakları yemeklerin tarifleriyle,erkekler ise ya siyasi konularla ya da maç muhabbetleriyle dönüş yolculuğunun tamamlanmasını beklerler.

Personel servislerinde şoförün yolları biliyor olması çok önemlidir.Herhangi bir trafik sıkışıklığında alternatif yollardan geçerek personeli trafik sıkışıklığından en az şekilde etkilenmesini sağlamalıdır


Personel servisleri çalışanlar için oldukça faydalı bir hizmet ancak ister istemez  yukarıda saydığımız sorunları beraberinde getirmektedir.

17 Mayıs 2014 Cumartesi

Acıyı Anlatan Bir İlçe





















Küçükken Soma ilçesinin adını duyduğum zaman Soma'nın takımı Soma Linyit aklıma gelirdi ancak bu haftadan itibaren her Soma ilçesinin adını duyduğumuz zaman maden içerisinde can vermiş 300'den fazla insanımızı hatırlayacağız.

Ocaklarına ateş düşen 300 hane,300 anne-baba ve maden kazasında ölen işçilerin çocukları bulunmaktadır.

Umarım  bizi yönetenler kendi çıkarları için değil de ülkemizin çıkarları için çalışmaya başlarlarda böylesi elim kazalar,iş cinayetleri ülkemizde yaşanmaz artık.

Soma'da maden kazasında hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet diliyorum,

Ülkemizinin başı sağ olsun


11 Mayıs 2014 Pazar

Bu Meslekleri Biliyor musunuz-1


 Şirkette yeni başlayan personellerin sigorta girişlerini yaparken değişik meslek adları gözüme çarptı. Belki de çoğumuzun adını bile duymadığı meslekler ve bu meslekleri yerine getiren kişiler mevcut.O mesleklerden bazılarını sizlerle paylaşmak istiyorum:


1-ŞİROPRAKTÖR : İnsan vücudunda kemik ve kaslarda meydana gelen çeşitli bozuklukları elle veya çeşitli aygıtları kullanarak tedavi eden kişidir.

2-LUTİYE: Yaylı çalgılar,telli enstrümanlar yapımı ve tamiri ile ilgilenen kişilerdir.

3-LİTOGRAFYACI:Siyah,beyaz ve renkli litografik baskı yapan baskı makinesini kuran ve kullanan kişilerdir.

4-ŞAHMERDAN OPERATÖRÜ: Metal eşyaları işleyen kapalı  kalıplı şahmerdan tezgahını kullanan kişilerdir.

5-ÇIMACI:Gemilerin iskeleye yanaştığı sırada halatı bağlayan ve ayrılırken çözen kişidir.

6-MENEVİŞÇİ: Metal  eşyaların paslanmasına karşı kimyasal işlem yaparak ve ısıtarak menevişleyen kişilerdir.

7-KAŞKAVAL MAKİNESİ OPERATÖRÜ : Kaşkaval makinesini kullanarak değişik tip ve ebatlarda kaşar peyniri üretme bilgi ve becerisine sahip kişilerdir.


8-SÜRVEYAN: Gemilerle ilgili gerekli gözetim hizmetlerini ,gemilerin kontrollerini,eksik belgelerini ,personel denetimini yapan,standartlara ve prosedürlere uygun olup olmadığını inceleyen kişidir.

4 Mayıs 2014 Pazar

Bir Şirketin Olmazsa Olmazı

Bir şirket düşünün çalışanlar mutlu mesut çalışıyor, şirket kar üstüne kar elde ediyor.İdeal bir şirkette ne ararsanız var.Ancak orada bu yazıda bahsedeceğimiz şey eksikse oraya şirket diyemeyiz.

Nedir o eksik olan şey ?

Tabi ki şirket dedikoduları.



Bir şirketin olmazsa olmazıdır şirket dedikoduları. Gerçi insanın olduğu her yerde dedikodular vardır ancak şirket içerisinde yapılan dedikoduların yeri farklıdır. Özellikle çalışanların ortak olarak kullandığı alanlarda zirveye çıkmaktadır. Mesela sigara içen personelin belli toplanma yerleri vardır ve değişik departmanlardaki personeller orada toplanır hem sigara içerler hem de dedikodu yaparlar. Kendi departmanlarındaki dedikoduları takas ederek farklı departmanlardaki bilgilere sahip olurlar. Şirket içerisinde değişik konularda dedikodular fısıltılar söylentiler böylelikle yer değiştirir.

Şirket dedikodularının konularına bakacak olursak:

Yılın son zamanlarında gündemde zam meselesi vardır mesela. Zam oranının ne olacağı geçmiş yıllara bakarak tahmin edilmeye çalışılır. Kimlerin ne kadar zam alacağı düşüncesi herkesin kafasında dedikodularla büyüyerek kafasına sığmayacak büyüklükte bir soru işareti olarak yerini alır.Ve söylenen  her zam oranı gerçekmiş gibi algılanır.Ayrıca İK yöneticisine ya da müdürlere yakın kişilerin daha çok zam alacağı fısıldanır kişiler arasında.

Eğer şirket içinde karşı cinsten iki kişi biraz olsun yakınlaşmaya başlarsa hemen dedikodu üretim merkezi çalışmaya başlar ve değişik rivayetlerde dedikodular ağızdan ağza dolaşmaya başlar. Gerçekten aralarında bir şey var mı sadece arkadaşça bir görüşme mi hiç düşünmeden hemen hükmü koyarlar:

‘’Bunların arasında bir şey var.’’

Diyelim ki gerçekten aralarında bir şey var o zaman işler daha vahim hal alır. Dedikodu mekanizması çok daha hızlı işlemeye başlar. İnsanların bakışları değişir. Sanki çok ayıp bir şey yapıyorlarmış gibi. Bütün gözler o iki kişinin üzerine çevrilir. Ta ki onlar evlenip yeni kurbanlar bulunana kadar.



O şirkette çalışan bekar bir bayana çiçek geldiğini düşünelim. Her zamanki gibi dedikodu mekanizmaları anında çalışamaya başlar. O çiçek kimden gelmiştir sorusu başta diğer bayan çalışanlar olmak üzere birçok çalışanın kafasında soru işareti yaratır.

A:Kız gördün mü  X’e  çiçek gelmiş.

B: Kim göndermiş acaba ?

A:Birisiyle mesajlaşıyordu ondan gelmiş olmasın

C: Kızlar ne olmuş ne konuşuyorsunuz ?

B: X’e çiçek gelmiş kimden geldiğini bulmaya çalışıyoruz

C: Kız ben onu birisiyle görmüştüm dışarıda kesin ondan gelmiştir.

A: Bak gördün mü kesin birisi var

D: Kızlar X’e gelen çiçeği gördünüz mü ? Ne kadar güzel çiçek öyle kimin gönderdiğini öğrenebildiniz mi ?

B: Dışarıda birisiyle gezerken görmüşler sürekli birisiyle mesajlaşıyordu.O kişi kimse ondan geldiğini tahmin ediyoruz.

(Dedikodu başka departmana ulaşmıştır)

Y: Duydun mu İnsan Kaynaklarındaki X Hanıma çiçek gelmiş bütün şirket onu konuşuyor.

Z: Yok duymadım kimden geldiği belli mi ? Demek herkes konuşuyor ha

Hayali bir konuşma olsa da bu tür bütün dedikodular aynı şekilde yayılmaktadır. Çiçeğin kimden geldiği konusunda herkesin bir tahmini bulunmaktadır.

En çok konuşulan konulardan birisi de kimlerin gönderileceği ve yerlerine kimlerin geleceği konusudur. Her gün birisini gönderip yerine başka bir kişiyi getirir şirket dedikodusunun üyeleri. Özellikle şirkete yeni bir CEO veya Genel Müdür atandığında dedikoducular faaliyete geçer. Kimlerin gidip yerlerine kimlerin geleceği konusunda tahminler konuşulmaya başlar. Kazara İK departmanında görünürseniz hemen söylentiler dolaşmaya başlar. Halbuki oraya başka bir iş için gitmiştiniz. Sizi İK’ da gören bir çalışan ‘’ Z Beyi İK’ ya girerken gördüm ‘’ dediği andan itibaren o söz dönüp dolaşıp size geldiğinde’’ Z Bey işten çıkartıldığınız konuşuluyor’’ şeklini almış olur.Bir nevi kulaktan kulağa oyunu gibi.Baştaki bir söz söyler en sona geldiğinde baştaki sözle hiç alakası yoktur.İşe kimin gireceğini ya da işten kimin çıkacağını İK departmanındaki çalışanlar bile bilmiyorken değişik isimler havada uçuşur.

Eğer ki o şirketin lojmanı mevcutsa ve çalışanların bir kısmı orada kalıyorsa  durum daha tehlikelidir. Çalışanlar sürekli birbirleriyle birlikte olduklarından sadece işle alakalı dedikodular değil insanların özel hayatıyla alakalı,eşlerin birbirleriyle olan ilişkileriyle alakalı dedikodularda olacaktır.Eşler arasında sesler biraz yükseltilmiş olsun ve yan komşu buna şahit olsun hemen lojman içerisinde kavganın hangi konudan çıktığıyla alakalı farklı söylentiler lojman içerisinde dolaşmaya başlar.

Bazen gizli kalması gereken konular da şirket içerisinde sürekli dolaşır.Gizli kalması gereken ve çok az kişinin bildiği herhangi bir konu vardır ancak bu konu gizli kalmaz tam aksine kısa sürede herkese yayılır.Bu haber sizden çıkmamıştır ama nereden çıktığı da bir türlü bulunamaz.


İnsanın olduğu her yerde dedikodu vardır ancak dedikodusuz bir şirket düşünülemez.Dedikodunun olmadığı yere şirket denilemez.


6 Nisan 2014 Pazar

Hayatınız İş Arkadaşınıza Bağlı Olursa !

Bir ekibin,bir organizasyonun ,bir işletmenin  başarılı olabilmesi takım çalışanlarının uyumuna,birlikteliğine ve birbirlerine verdiği desteğe bağlıdır.

Şirketler çeşitli departmanlardan oluşmaktadır .Her departman ve bu departmanlarda çalışan her personel  üzerine düşen görevi yerine getirmeye çalışır.Eğer ki bu departmanlar üzerine düşen görevi en iyi şekilde yaparsa şirketin başarısı kaçınılmaz olur.

Bir spor takımını düşünelim. Takım içerisinde birlikteliği sağlayan ,uyumu sağlamış takımlar daima başarılı olmuşlardır.Hiçbir takım sporu bireysel çalışmalarla başarıya ulaşmaz.Tek bir kişi o takımın başarılı olmasını sağlayamaz.Takım içerisinde roller farklı olabilir.Kimisi baş rol kimisi figüran olabilir ancak elde edilen başarı bütün takım aittir.

Bazen öyle bir takımda yer alırsınız ki sizin hayatınız takımda yer alan diğer arkadaşınızın başarısına bağlıdır.Yapılacak bir hata can kaybına neden olabilir.Takım arkadaşlarınızla uyumu öylesine ahenkli olmalı ki hayatta kalabilesiniz.

Şimdi diyorsunuz ki hangi takımda böyle bir hayati bir durum olabilir.Bu sorunuzun cevabını aşağıda yer alan görüntüleri izledikten sonra bulacaksınız.




Görüntülerde yer alan takım  ülkemizin göz bebekleri, gurur kaynağı olan Türk Yıldızlarından başkası değildir.Sizlerin de gördüğü gibi her bir pilotumuzun hayatı diğer pilotumuza bağlıdır.Yapılacak en ufak bir hatada hiç istenmeyen bir durumla karşılaşılabilir.

Türk Yıldızları takımından bahsedecek olursak ;
Hv.K.K. Hv.Org. Halis Burhan'ın 11 Eylül 1992 tarihli direktifleri gereğince Ocak 1993’te Konya 3. Ana Jet Üs 132. Silah Taktikler ve Standardize Filo Komutanlığı bünyesinde NF-5 uçaklarının kullanıldığı Türk Yıldızları kurulmuştur.
1993 yılı Hava Kuvvetleri Komutanlığı Atış Yarışmaları'nın kapanış günü olan 18 Haziran 1993 tarihinde Ankara Akıncılar 4. Ana Jet Üs Komutanlığı'nda Türk Yıldızları akrotimi devlet büyükleri ve diğer konuklara dörtlü olarak ilk resmi gösterisini yapmıştır. Bu gösteri ardından filostatüsü kazanan Türk Yıldızları dünyanın en genç süpersonik akrobasi takımı olarak kendinden söz ettirmeyi başarmıştır.
5 Ekim 1994 tarihinde Diyarbakır 8. Ana Jet Üs Komutanlığı F-16 Aktivasyon törenleri ile Ankara'da 29 Ekim 1994'teki Cumhuriyet Bayramıtörenlerinde gösteri uçuşu yaparak kamuoyuna tanıtılmıştır.
2003-2004 Eğitim ve Öğretim yılında gösterinin etkinliğini arttırmak maksadı ile gösteri paketini 8'li kola çıkarmak maksadıyla çalışmalara başlanmıştır.
2004 sezonundan beri 8'li kolda gösteriler devam etmektedir.
Türk Yıldızları, gösterilerinde "Sekiz" süpersonik (ses üstü) uçak kullanan dünyanın ilk ve tek akrotimidir.
Türk Yıldızları, 24 Ağustos 2001 tarihinde Bakü / Azerbaycan'da gerçekleştirdiği gösteri sayesinde aynı anda 1 milyondan fazla kişi tarafından izlenen dünyanın tek akrobasi timi olma özelliğini elde etmiştir.
(http://tr.wikipedia.org/wiki/T%C3%BCrk_Y%C4%B1ld%C4%B1zlar%C4%B1)

Bu görüntülerin kullanılarak takım olmanın,ekip  ruhuna sahip olmanın ne kadar önemli olduğu eğitime katılanlara anlatılabilir.


İşletmelerde böyle hayati bir durum olmayacaktır ancak Türk Yıldızları’nın göstermiş olduğu bu muhteşem performans bütün çalışanları motive edici bir unsur olarak yer alacaktır.Her birimiz diğer arkadaşımızın hayatının bizlere bağlı olduğunu düşünerek görevimizi yerine getirirsek işletmenin başarılı olması kaçınılmazdır.


18 Mart 2014 Salı

İK’cı vekili tanıyor musunuz ?

Şimdi kim bu İK’cı diyeceksiniz? Belki çoğu kişi biliyordur kimden bahsettiğimi bilmeyenler ve yeni öğrenenler için ise sürpriz olacaktır muhtemelen. Ben ilk öğrendiğimde çok şaşırmıştım.

Geçtiğimiz günlerde meclisin internet sitesinde vekillerin özgeçmişlerine bakarken bir vekilimizin özgeçmişi dikkatimi çekti. Özgeçmişinde İnsan Kaynakları alanında çalıştığı yazıyordu. Üstelik İnsan Kaynakları üzerine kurulmuş olan çeşitli şirket ve sivil toplum örgütlerinin kuruluşunda aktif rol oynadığı yazılıyordu.24 yaşında İnsan Kaynakları alanında önemli bir şirketin kuruluşunda yer almak büyük başarıdır.

Sözünü ettiğim vekilimiz bizleri Ankara Milletvekili olarak temsil etmektedir. Belediye Başkanlığı seçimleri için Ankara’dan aday adayı oldu. Özellikle Gezi Parkı direnişlerinde ve ODTÜ direnişlerinde gençlerle beraber hareket etmiş ve daima gençlerin yanında yer almıştı.

2012 yılında PERYÖN tarafından düzenlenen 20.İnsan Kaynakları Kongresine katılmış ve orada bir konuşma yapmıştı

Yeter artık kim bu İK’cı vekil diyorsanız kendi sitesinde yer alan özgeçmişini paylaşarak merakınızı gideriyorum. Şunu da belirtmek isterim ki gençlerin yanında yer alan bir vekilimiz olduğu için çok mutluyum.

Mecliste yer alan İK’cı vekilimiz Cumhuriyet Halk Partisi Ankara Milletvekili Sayın Aylin NAZLIAKA’dır.





Kendi sitesinde yer alan özgeçmişi: (www.aylinnazliaka.com )

3 Aralık 1968 yılında Ankara’da doğdu.T.E.D Ankara Koleji ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi, İktisat bölümü mezunudur.Çalışma hayatında Koç Holding’de başladı.24 yaşında iken Türkiye’nin insan kaynakları alanında faaliyet gösteren ilk şirketlerden birini kurdu.HRM Danışmanlık (www.hrm.com.tr) adındaki şirketiyle yönetim ve insan kaynakları alanında Türk iş dünyasına yön veren kişilerden birisi haline geldi.Gerek Türkiye’de gerekse yurt dışında birçok ulusal ve uluslar arası kongre,seminer ve panele konuşmacı olarak katıldı.

Peryön (www.peryon.org.tr)   Özel İstihdam Büroları Derneği (www.oibd.org.tr) ve Endeavor (www.endeavor.org.tr)  gibi sivil toplum örgütlerinde kurucu üye,yönetim kurulu üyesi,danışma kurulu üyesi etkin roller üstlendi.Canlı olarak yayınlanan ‘’İş ve Kariyer Dünyası’’ adlı haftalık programı hazırlayıp sundu.

2001’de ‘’Yılın İş Kadını’’,2002’de ‘’ ODTÜ Takdir Ödülü’’,2008’de  ‘’Yılın Genç İş Kadını’’,2012’de ‘’Yılın Milletvekili’’, ‘’Yaşama Dokunan İnsan’’ve ‘’Kadın Platformu’’, 2013’de ‘’Yılın Politikacısı’’ ve ‘’Yılın Siyasetçisi’’,2014’te ‘’Yılın Siyasetçisi’’ödüllerini almıştır.

Cumhuriyet Halk Partisinin gençlere hediyesi olan ‘’GenceArtı İstihdamda Fırsat Eşitliği Yaratma Projesi’’nin mimarıdır.12 Haziran 2011 Seçimleri’nde TBMM 24.dönem Ankara Milletvekili seçilmiştir.

Avrupa Birliği Uyum Komisyonu ve Karma Parlamentosu üyesidir.


Çok iyi düzeyde İngilizce bilen Nazlıaka, evli ve 2 çocuk annesidir.


8 Mart 2014 Cumartesi

Nice Yazılara









Her şey İnsan Kaynakları bloglarını takip etmemle başladı.Onları okuyor,bilgilerden faydalanıyor ve her gün takip ediyordum. Bende bir şeyler karalamayı seviyordum ancak bunu kendi kendime yapıyordum.Ve bir gün dedim ki ‘’bende bilgim dahilinde içimden gelenleri yazayım ‘’.O gün geçtiğimiz yıl bugündü (aslında dündü).Hrikdünyası böyle ortaya çıktı.O gün farklı bir şirket ve farklı bir görevdeydim bugün farklı bir bir şirket ve farklı bir görevdeyim.Bakalım seneye bugün nerede olacağız ?


7 Mart 2013 tarihinde ‘’Hoşgeldiniz’’ adlı yazımla açılış kurdelesini keserek blog hayatına adım attım.Aradan koca bir yıl geçti.Ve bu 1 yılda 37 yazıyla blog dünyasında yer aldım.Aslında sayı düşük bence (ayda ortalama 3 yazı) ancak öyle bol bol yazayım diye amacım yok.İçimden geldiği zaman ve içimden hangi konu geçiyorsa onu yazıyorum.Yazılarımın çoğu da teorik bilgiler vermekten ziyade kendi yorumlarımdan oluşmaktadır.

Bir şeyler üretmek,paylaşımlarda bulunmak gerçekten hoşuma gitti ve bundan sonra da gittiği yere kadar devam edeceğim. Hrikdünyasında nice yazılar diliyorum kendime.1 yılını havai fişeklerle kutluyoruz

Buradan yazılarımı okuyan okumayan herkese teşekkür ediyorum.Bugünün ayrı bir önemi bulunmaktadır.Dünya kadınlarının günü kutlu olsun.Aslında kadınlara özel günlerde değil her gün değer verilmesi gerektiğini düşünüyorum.

1 Mart 2014 Cumartesi

İK Blog Yazarları Ne Yapıyor Öyle ?

İnsan Kaynakları blog yazarlarını takip ediyorsanız çoğu blog yazarının sayfasında aynı yazıları,aynı paylaşımları göreceksiniz.İnsan Kaynakları blog yazarları ortak hareket ederek mevcut hükümet tarafından getirilmeye çalışılan İnternet Yasasına karşı olduklarını dile getiriyorlar.Bu hareketin içerisinde hrikdunyası olarak yerimizi almaktayız ve karşı olduğumuzu dile getiriyoruz.

Daha öncesinde internet yasasıyla alakalı ‘’Tek TİB İnternet’’ başlıklı  bir yazı daha paylaşmıştım.O yazımda bu yasanın Cumhurbaşkanı tarafından veto edileceğini beklediğimi yazmıştım ancak beklentilerimiz boşa çıktı ve  sansür yasası Köşk’ten onayı alarak yürürlüğe girdi.

Bu yasanın onaylanmasının hemen ardından İnsan Kaynakları blog yazarları Sayın İpek Aral önderliğinde hızlıca hareket ederek bu yasaya karşı ‘’İnternet Özgürdür’’ hareketini başlattık.Bu hareket sayesinde gün geçtikçe sesimizi daha çok duyurmaya başladık.

Bu hareket içerisinde neler yapıldı bunu sizlerle paylaşmak istiyorum

+ Yasanın kabul edilmesiyle birlikte bir manifesto hazırlandı ve çoğu blog yazarları bu manifestoyu kendi bloglarında paylaştılar

+ Bu manifestolar sesimizi uluslararası  boyutta da duyurmak istediğimiz için çeşitli yabancı dillere çevrildi ve bunlarda blog sayfalarında paylaşıldı

+ Sosyal Medyayı daha etkin kullanabilmek adına Twitter’da #karşıyız hasthag’i altında mesajlarımızı dile getirdik.Twitter adresimiz: https://twitter.com/netozgurdur

+ İnsan Kaynakları blog yazarlarının ortak noktada birleştiği ‘’İnternetozgurdur.com’’ sitesi açıldı, manifestolar ve blog yazarlarının yazıları buraya konuldu.Blog yazarları da neden karşı olduklarını bu sitede açıkladılar.Bu harekete katılan kişileri ve blog sayfalarını BİZ kısmından görebilirsiniz.


+ Sayın İpek Aral, Artıbir kanalında ‘’Gece Masası ‘’adlı programda Sayın Tuluhan Tekelioğlu’nun konuğu olarak  amaçlarımızı  ve bu yasaya neden karşı olduğumuzu  tüm Türkiye’ye  duyurmuştur.

Programı bu adresten izleyebilirsiniz.


+ Change.org  adresinden imza kampanyası başlatıldı ve şimdiye kadar 150’yi aşkın imza toplandı.Ve hala imza toplanmaya devam ediliyor.Siz de imza atmak istemez misiniz ?

İmza kampanyasının adresi:


Bu çalışmalar sonucunda  çeşitli internet sitelerinde  haber olarak yer aldık.İşte o haberler :









Ve içlerinde en önemlisi tabiî ki:


Böyle bir hareketin içerisinde bulunmaktan mutluyum.Bu hareketi başlatan ve bizleri cesaretlendiren Sayın İpek Aral’a teşekkür ediyorum.Tabiki hepimiz burada az ya da çok yardımcı olmaya çalıştık ancak  bu çalışmalarda büyük emek sarf eden Sayın Aydan Çağ, Sayın Banu Çakar ,Sayın Selin Yetimoğlu’na ayrıca teşekkür ediyorum.Bu harekete katılan emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.

                                        İnternet Özgürdür   İnternetime Dokunma    #karşıyız




21 Şubat 2014 Cuma

İnternet Özgürdür Manifestosu/ Free Internet Manifestation



 İNTERNET ÖZGÜRDÜR MANİFESTOSU
İnternet, birbirimize akıllarımızla dokunduğumuz ortak alanımız.
 21. yüzyılın işbirlikçi, yenilikçi, hızla gelişen dünyasında Türkiye’nin insan temel hak ve özgürlüklerinin kullanımında adım adım geriye gitmekte olduğunu görmek biz İnsan Kaynakları Bloggerlarını şiddetle endişelendirmektedir.
Gerek Anayasamız, gerekse uluslararası normlara aykırı içeriğe sahip olan İnternet Yasası’na karşı tek nefes olup “Hayır” diyoruz. Ortak alanımıza devlet eliyle yapılacak insan hak ve özgürlüklerini kısıtlayıcı her türlü müdahaleye #karşıyız.
İnterneti kullanma konusunda yeni nesillerin vizyonuna sahip olmak, birbirimize güvenmek, geleceğe dijital dünyanın faydalarına sarılarak özgür şekilde ilerlemek arzumuzun sonuna kadar arkasında duracağız.
                                                          İnsan Kaynakları Bloggerları


FREE INTERNET MANIFESTATION 
Internet is our common area where we intellectually interact.
Watching Turkey gradually go back in terms of fundamental rights and liberties in 21st century’s collaborative, innovative and rapidly developing World has been a matter of severe concern for Human Resources Bloggers.
With full unity, we say “No” to Internet Regulation complying with neither Turkish constitution nor international norms. We are against all kinds of government favored interventions aimed at our common area and limiting human rights and liberties.
We will abide, to the fullest extent, by our desire to adopt the vision as to internet usage internalized by new generations, to trust each other and to proceed to the future with freedom by clinging to benefits of digital world.
                                                            Human Resources Bloggers Of Turkey


18 Şubat 2014 Salı

Karşıyız !


                                                           

                                                             İnternetime Dokunma